Veda yazısı bu. Dönem bitti. Seviniyoruz tabii. Önümüz tatil. Başındayken geçer mi bu dönem şimdi ya derken geçti gitti. Şöyle bi bakıyorum bu döneme. Bu dönemki en güzel kazanımlarımdan biridir bu ders. Güldük, eğlendik, çok güzel vakit geçirdik. Kötü olan bir daha bu dersi alamayacak olmam. Neyse biraz da finalden bahsedelim. Final bir harikaydı bence. Tüm performanslara baktığımda herkes bir şekilde performansını sergiledi ve başarılı da oldular. Sene başındakiyle kesinlikle arada uçurum olduğu kesin. Şahsım adına da konuşuyorum, finalden önce rahattım,çıkıcaz konuşucaz diyordum çünkü spontane durumlara hazırdık her an artık. Nitekim de öyle oldu, çıktık anlattık :)
İnanç Hocama her şey için çok teşekkürler. İnşallah tekrar görüşmek nasip olur. Değişiklik olsun, bu yazımı "Sessiz Gemi"den bir beyitle sonlandırmak istiyorum.
"Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler."
23 Mayıs 2014 Cuma
11 Mayıs 2014 Pazar
SEKİZİNCİ
Bu haftasonu memleketimden bildiriyorum. Onçün blog yazısı da bu saatlere kaldı. Neyse çok samimi olarak bişey söylemek istiyorum. Bu haftaki derste aklımdan defalarca iyi ki bu dersi aldım diye geçirdim. Bana bir şeyler kattığını şimdilerde daha iyi hissedebiliyorum ve bir derste hiç eğlenmediğim kadar eğleniyorum.
Bu hafta yaptığımız aktiviteleri çok beğendim açıkçası. Mesela ilk çalışmamızda bizı doğaçlama tepkiler gayet başarılıydı. İkinci ve üçüncü çalışmalarımızda da yine güzel diyaloglar ortaya çıktı. Aslında bireysel değil de grup olarak yaptığımız aktiviteler çok daha eğlenceli ve ilginç olabiliyor.
Yalnız şaka maka vizeyi de atlattık finali bekliyoruz. Bu arada bu hafta ders esnasında bir süre camdan bizi dikizleyen güzel insana da buradan çok selamlar :)
3 Mayıs 2014 Cumartesi
VİZE
Performansımızı da alnımızın akıyla atlattık şükür. Düşününce daha önceden çok kez derslerde sunum yaptık, bir farkı olmaması gerekir ama nedense insan heyecan yapıyor. Bu sadece benimle alakalı bir durum da değil, herkeste gereksiz bir aşırı endişe ve heyecan.
Neyse bu heyecanla sıram gelince attım kendimi tahtaya. Önce bir sınıfa baktım, kendimi hazırladım. Anlattıkça kendimi daha da rahat hissetmeye başladım. Ta ki kafamda taslak şeklinde kurduğum anlatacaklarım bitene kadar. İşte o an işaret bekliyorum işareti alsam sonuçlandırıp bitireceğim performansımı ama beklenen işaret gelmiyor. Durumu kurtarmanın en iyi yolu yavaştan alıp işi gırgıra vurmak. :) İşte bu işe yaradı, yaklaşık herhalde bir 10 saniye kazanmamla 2 dakika işaretini aldım ve sonuca bağladım. Anlattıklarımın sınıfın da ilgisini çektiğini düşünüyorum. Video kaydımı izlemeyi çok istiyorum duruşum tavrım heyecanım dışarıdan nasıl görünüyordu çok merak ediyorum.
Şimdi diğer performansları da değerlendirirsem çok güzel performanslar vardı keyifle dinledim ama sıkıcı, ilgi çekici olmayan performanslar daha fazla geldi bana. Yine de herkesin güzel iş çıkardığı kanaatindeyim. :) Final daha zorlu olacak.
Neyse bu heyecanla sıram gelince attım kendimi tahtaya. Önce bir sınıfa baktım, kendimi hazırladım. Anlattıkça kendimi daha da rahat hissetmeye başladım. Ta ki kafamda taslak şeklinde kurduğum anlatacaklarım bitene kadar. İşte o an işaret bekliyorum işareti alsam sonuçlandırıp bitireceğim performansımı ama beklenen işaret gelmiyor. Durumu kurtarmanın en iyi yolu yavaştan alıp işi gırgıra vurmak. :) İşte bu işe yaradı, yaklaşık herhalde bir 10 saniye kazanmamla 2 dakika işaretini aldım ve sonuca bağladım. Anlattıklarımın sınıfın da ilgisini çektiğini düşünüyorum. Video kaydımı izlemeyi çok istiyorum duruşum tavrım heyecanım dışarıdan nasıl görünüyordu çok merak ediyorum.
Şimdi diğer performansları da değerlendirirsem çok güzel performanslar vardı keyifle dinledim ama sıkıcı, ilgi çekici olmayan performanslar daha fazla geldi bana. Yine de herkesin güzel iş çıkardığı kanaatindeyim. :) Final daha zorlu olacak.
12 Nisan 2014 Cumartesi
VİZE ÖNCESİ
Bu sefer de üşengeçlikten bugüne kaldı blog yazısı. Neyse gelelim sadede. Vize öncesi son haftamızı da geride bıraktık, zaman su gibi akıyor. Ama bu hafta ilk defa çok zorlandım diyebilirim. Nedeni ne mi? Tam olarak bilmiyorum ama biraz açıklamaya çalışayım. Sınıfın karşısına bir anı ya da hayali anlatmak için çıktığımızda kendimi hazırlıksız hissettim. Belki de anlatacağımız şey hakkında çok düşünmeye vakit bulamadığımdandır. Allah ne verdiyse çıktım tahtaya, anlattıklarım yarım dakika sürmüş müdür bilmiyorum, neden bu sefer farklı bir heyecan (farklı derken fazla ve gereksiz) duydum bilemiyorum.
Yine de asıl performans öncesi güzel bir tecrübe oldu. Bakalım performanslarımız nasıl olacak, merakla bekliyorum.
Yine de asıl performans öncesi güzel bir tecrübe oldu. Bakalım performanslarımız nasıl olacak, merakla bekliyorum.
5 Nisan 2014 Cumartesi
BEŞİNCİ
İtiraf etmeliyim ki bu hafta derse girerken ne enerjim vardı ne de takatim, havalardan olsa gerek. Isınma hareketlerimizden sonra yavaş yavaş kendime gelmeye başladım. Öncelikle şunu söyleyeyim, bu derste yaptığımız tüm çalışmaların aslında sadece soyut bir resimden çıkması çok güzel.
Başlangıçta İnanç Hocamın gösterdiği o resimden doğal olarak binbir anlam çıktı. Bu anlamlar üzerinden bir hikaye yazma kısmına gelince, biraz daha vaktimiz olsaydı daha eğlenceli bir hikaye yazabilirdik ama kısıtlı kelimeler ve zamanla hikayeler genel olarak bir anlam bütünlüğü içerse de benim pek sevmediğim modern hikaye tarzında çıktı ortaya. Basit olayların karmaşasını anlatan hikayeler.
Ama hikayeleri canlandırma kısmına geldiğimizde, beklediğimin çok ötesinde olduğunu ve yanıldığımı gördüm. Çünkü hikayeler canlandırıldığında çok keyifli hale geldi. Özellikle bir grubun yaptığı kısa korku filmi gibi olan çalışmayı ve tramvay sahneli, arkadan müzik verdikleri başka bir grubun çalışmasını çok ama çok beğendim, takdir ettim. Bakalım haftaya daha neler göreceğiz :)
Başlangıçta İnanç Hocamın gösterdiği o resimden doğal olarak binbir anlam çıktı. Bu anlamlar üzerinden bir hikaye yazma kısmına gelince, biraz daha vaktimiz olsaydı daha eğlenceli bir hikaye yazabilirdik ama kısıtlı kelimeler ve zamanla hikayeler genel olarak bir anlam bütünlüğü içerse de benim pek sevmediğim modern hikaye tarzında çıktı ortaya. Basit olayların karmaşasını anlatan hikayeler.
Ama hikayeleri canlandırma kısmına geldiğimizde, beklediğimin çok ötesinde olduğunu ve yanıldığımı gördüm. Çünkü hikayeler canlandırıldığında çok keyifli hale geldi. Özellikle bir grubun yaptığı kısa korku filmi gibi olan çalışmayı ve tramvay sahneli, arkadan müzik verdikleri başka bir grubun çalışmasını çok ama çok beğendim, takdir ettim. Bakalım haftaya daha neler göreceğiz :)
30 Mart 2014 Pazar
DÖRDÜNCÜ
Haftalar geçip gidiyor. Bu aralar bayağı da yoğunuz, malum sınavlar falan. Blog yazmak geçe kaldı biraz ama nasip bugüneymiş. Neyse ısınma hareketlerimiz bu sefer biraz daha karışıktı ama üstesinden geldik evelallah, hallediyoruz bir şekilde:)
Şuana kadar en keyif aldığım çalışmaları bu hafta yaptık diyebilirim. Dört kişinin dönerek herhangi bir şey hakkında diyalog ürettiği çalışma harikaydı. Herhangi bir şey hakkında saçma mantıklı hiç önemli değil, çok eğlenceli zaman zaman da çok zekice diyaloglar çıktığına şahit olduk. Şahsımın içinde bulunduğu duşa kabin diyaloğunda Emrullah arkadaşıma teşekkürü bir borç bilirim, gülmekten konuştuğumu pek sanmıyorum. Yani pek diyalog gibi değil de monolog gibi oldu o. Ama herhangi bir şey hakkında pek düşünmeden de konuşulabileceğini çok rahat gördük.
Diğer iki kare arasını dolduracağımız çalışmada, bize çok kolay geldi, karşı gruptaki arkadaşlar sağolsun bize zorluk çıkarmamışlar pek. Gerçi biz zorluk çıkardık ama onlar da güzel bağlamışlar, tebrik ettim, ayakta alkışladım. Gayet eğlenceli ve başarılı bir çalışma oldu. Evet, bu haftalık da benden bu kadar:)
Şuana kadar en keyif aldığım çalışmaları bu hafta yaptık diyebilirim. Dört kişinin dönerek herhangi bir şey hakkında diyalog ürettiği çalışma harikaydı. Herhangi bir şey hakkında saçma mantıklı hiç önemli değil, çok eğlenceli zaman zaman da çok zekice diyaloglar çıktığına şahit olduk. Şahsımın içinde bulunduğu duşa kabin diyaloğunda Emrullah arkadaşıma teşekkürü bir borç bilirim, gülmekten konuştuğumu pek sanmıyorum. Yani pek diyalog gibi değil de monolog gibi oldu o. Ama herhangi bir şey hakkında pek düşünmeden de konuşulabileceğini çok rahat gördük.
Diğer iki kare arasını dolduracağımız çalışmada, bize çok kolay geldi, karşı gruptaki arkadaşlar sağolsun bize zorluk çıkarmamışlar pek. Gerçi biz zorluk çıkardık ama onlar da güzel bağlamışlar, tebrik ettim, ayakta alkışladım. Gayet eğlenceli ve başarılı bir çalışma oldu. Evet, bu haftalık da benden bu kadar:)
20 Mart 2014 Perşembe
ÜÇÜNCÜ
Bu haftamızı da geride bıraktık. Her hafta daha da çok alışıyorum bu ortama. Samimi bir ortam ve kendini kimseye yabancı hissetmiyorsun, bu insana güven veriyor. Motivasyonunu da kesinlikle arttırıyor.
Neyse, gelelim bu haftanın konusu jest çalışmalarımıza. Bir arkadaşımızın konuşmasını jestlerle anlattığımız çalışma geçen haftaki mimik çalışmalarına göre bence daha zordu çünkü el hareketlerini kullanırken sık sık tekrara düştüğümü hissettim. Ama bunu bir şekilde öyle böyle hallettik, asıl zor olan diğer çalışma. Konuşmalarla jestleri karşılıklı yaptığımız çalışma başlarda biraz sıkıntılıydı. İnsan beyni tıkır tıkır çalışıyor tabi 10 dakikalık süre bu zorluğu çözmek için fazlasıyla yeterliydi bile. Hazırladığımız gösteriyi sunarken bir repliği atladık gerçi, heyecandan olsa gerek ama pek belli olmadı arada kaynadı, olur öyle. Son yaptığımız çalışma bence en keyiflisiydi, kendimi en başarılı bulduğum çalışma da oydu hatta. Rollerin değişmesine rağmen muhabbeti o anda saatlerce uzatabileceğimi bile düşündüm. Olacak gibi :)
Neyse, gelelim bu haftanın konusu jest çalışmalarımıza. Bir arkadaşımızın konuşmasını jestlerle anlattığımız çalışma geçen haftaki mimik çalışmalarına göre bence daha zordu çünkü el hareketlerini kullanırken sık sık tekrara düştüğümü hissettim. Ama bunu bir şekilde öyle böyle hallettik, asıl zor olan diğer çalışma. Konuşmalarla jestleri karşılıklı yaptığımız çalışma başlarda biraz sıkıntılıydı. İnsan beyni tıkır tıkır çalışıyor tabi 10 dakikalık süre bu zorluğu çözmek için fazlasıyla yeterliydi bile. Hazırladığımız gösteriyi sunarken bir repliği atladık gerçi, heyecandan olsa gerek ama pek belli olmadı arada kaynadı, olur öyle. Son yaptığımız çalışma bence en keyiflisiydi, kendimi en başarılı bulduğum çalışma da oydu hatta. Rollerin değişmesine rağmen muhabbeti o anda saatlerce uzatabileceğimi bile düşündüm. Olacak gibi :)
15 Mart 2014 Cumartesi
İKİNCİ
İki hafta gibi uzun bir aradan sonra sıra geldi yeni blog yazımıza. Bu hafta yine çok eğlenceli bir ders işledik. Yavaş yavaş dersin amaçları doğrultusunda kendimize çok şey katacağını hatta kısmen kattığını da hissediyorum. Tabi önümüzde daha çok haftalar var.
Kesinlikle çok başarılı bulduğum dersin başında oynadığımız aktiviteler insanın enerjisini açığa çıkarıyor. İşte o dakikadan sonra ders isterse akşama kadar sürsün, sıkıntı yok. Gelelim asıl konumuza. Bu hafta "mimikler"imiz ile ilgili yaptığımız aktivite harikaydı. Yapmam istenilen mimikleri elimden geldiğince yapmaya çalıştım ama kendimi bir de o anda dışarıdan seyretmek isterdim. Ayrıca hala kapkaça uğradığım anda nasıl bir tepki veririm hala emin değilim, tepki verir miyim onu da bilmiyorum.:) Diğer grupça yaptığımız aktivitelere gelirsek sanırım süreyi yeterince iyi kullanamadık, daha iyi bir gösteri yapabilirdik. Olsun, artık bir daha ki haftalara inşallah.
27 Şubat 2014 Perşembe
BİRİNCİ
Klasik bir registration dönemi, biz tabi ders araştırıyoruz falan. Seçmeli olarak gözüme kestirdiğim bir iki derse consent göndermişim yine. REJECTler geliyor gidiyor derken registration dönemlerinde irtibatlı çalıştığım bir arkadaşımın(S.A.) "pred485ekle" kodlu ders ile ilgili mesajını görünce düşünmeden ders derstir diye ekledim. Ekledikten sonra tabi ders hakkında araştırmalarımız başladı ve sonucunda bunun bir drama dersi olduğu kanaatine vardık. Değilmiş.
Bu noktadan sonrası daha güzel. Dersimize girdik. Drama değil, doğaçlama dersiymiş. Hoca konuşuyor biz dinliyoruz, biz konuşuyoruz hoca dinliyor, sohbet havasında başladık derse. Sonradan yavaş yavaş İnanç hocamın dersle ilgili beklentilerini, bize kazanımlarının ne olacağını anladık. Spontane gelişen olaylarda genel olarak ne yapacağımızı bilemeyebiliyoruz, heyecandan insan şaşırabiliyor. Topluluk karşısında konuşurken her an gidebilecek o özgüvenimizi kontrol edebilir miyiz? Bu sıkıntıları aşmak amacındayız.
Sohbet faslından sonra geldi sıra hocamızın bize yaptıracağı aktivitelere. Dışardan bakan biri "yahu bunlar n'apıyor?" diyebilir. Ama ders esnasında kimsenin bunun farkına vardığını sanmıyorum. Çünkü kendinizi birden o grubun enerjisine kaptırıyorsunuz. Kesinlikle bu enerji bile size güven veriyor. Ayrıca, kelime aktivitesinde doğaçlama yapalım derken saçmalamalarımızın bir sınırı olmadığını da görmüş olduk. Ama daha yolun başındayız olur o kadar. Tüm samimiyetimle söyleyebilirim ki bir dersten bu kadar keyif alacağımı düşünmezdim. Önümüzdeki maçları bekliyoruz.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)