Bu sefer de üşengeçlikten bugüne kaldı blog yazısı. Neyse gelelim sadede. Vize öncesi son haftamızı da geride bıraktık, zaman su gibi akıyor. Ama bu hafta ilk defa çok zorlandım diyebilirim. Nedeni ne mi? Tam olarak bilmiyorum ama biraz açıklamaya çalışayım. Sınıfın karşısına bir anı ya da hayali anlatmak için çıktığımızda kendimi hazırlıksız hissettim. Belki de anlatacağımız şey hakkında çok düşünmeye vakit bulamadığımdandır. Allah ne verdiyse çıktım tahtaya, anlattıklarım yarım dakika sürmüş müdür bilmiyorum, neden bu sefer farklı bir heyecan (farklı derken fazla ve gereksiz) duydum bilemiyorum.
Yine de asıl performans öncesi güzel bir tecrübe oldu. Bakalım performanslarımız nasıl olacak, merakla bekliyorum.
12 Nisan 2014 Cumartesi
5 Nisan 2014 Cumartesi
BEŞİNCİ
İtiraf etmeliyim ki bu hafta derse girerken ne enerjim vardı ne de takatim, havalardan olsa gerek. Isınma hareketlerimizden sonra yavaş yavaş kendime gelmeye başladım. Öncelikle şunu söyleyeyim, bu derste yaptığımız tüm çalışmaların aslında sadece soyut bir resimden çıkması çok güzel.
Başlangıçta İnanç Hocamın gösterdiği o resimden doğal olarak binbir anlam çıktı. Bu anlamlar üzerinden bir hikaye yazma kısmına gelince, biraz daha vaktimiz olsaydı daha eğlenceli bir hikaye yazabilirdik ama kısıtlı kelimeler ve zamanla hikayeler genel olarak bir anlam bütünlüğü içerse de benim pek sevmediğim modern hikaye tarzında çıktı ortaya. Basit olayların karmaşasını anlatan hikayeler.
Ama hikayeleri canlandırma kısmına geldiğimizde, beklediğimin çok ötesinde olduğunu ve yanıldığımı gördüm. Çünkü hikayeler canlandırıldığında çok keyifli hale geldi. Özellikle bir grubun yaptığı kısa korku filmi gibi olan çalışmayı ve tramvay sahneli, arkadan müzik verdikleri başka bir grubun çalışmasını çok ama çok beğendim, takdir ettim. Bakalım haftaya daha neler göreceğiz :)
Başlangıçta İnanç Hocamın gösterdiği o resimden doğal olarak binbir anlam çıktı. Bu anlamlar üzerinden bir hikaye yazma kısmına gelince, biraz daha vaktimiz olsaydı daha eğlenceli bir hikaye yazabilirdik ama kısıtlı kelimeler ve zamanla hikayeler genel olarak bir anlam bütünlüğü içerse de benim pek sevmediğim modern hikaye tarzında çıktı ortaya. Basit olayların karmaşasını anlatan hikayeler.
Ama hikayeleri canlandırma kısmına geldiğimizde, beklediğimin çok ötesinde olduğunu ve yanıldığımı gördüm. Çünkü hikayeler canlandırıldığında çok keyifli hale geldi. Özellikle bir grubun yaptığı kısa korku filmi gibi olan çalışmayı ve tramvay sahneli, arkadan müzik verdikleri başka bir grubun çalışmasını çok ama çok beğendim, takdir ettim. Bakalım haftaya daha neler göreceğiz :)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)